Tokat’ın Zile ilçesindeki 700 yıllık Şeyh Nusreddin Tekkesi için restorasyon hazırlığı başladı. Evliya Çelebi’nin anlattığı tarihî külliye dikkat çekiyor.
Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan ve geçmişi 14. yüzyıla uzanan Şeyh Nusreddin Tekkesi, restorasyon girişimiyle yeniden gündeme geldi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde de yer verdiği tarihî külliye, Anadolu’nun inanç ve kültür mirasında önemli bir yere sahip. Şeyh Nusrettin (Tekke) köyünde bulunan Şeyh Nusreddin Tekkesi, yüzyıllardır ayakta kalan yapılarıyla dikkat çekiyor. Türbe, cami, zaviye ve tarihî mezar taşlarından oluşan külliyenin korunması amacıyla restorasyon çalışmaları için girişimde bulunuldu.
Şeyh Nusreddin kimdir?
Şeyh Nusreddin, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde adı geçen Horasan erenlerinden biri olarak biliniyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde aktardığına göre Şeyh Nusreddin, Hoca Ahmed Yesevî’nin Anadolu’ya gönderdiği halifeler arasında yer alıyor. Horasan’dan geldiği belirtilen Şeyh Nusreddin’in, Tokat ve çevresindeki manevi hayat üzerinde önemli etkiler bıraktığı anlatılıyor.
Evliya Çelebi’nin anlattığı tekke
Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Zile yolculuğu sırasında Şeyh Nusreddin Tekkesi’ne uğradığını Seyahatnâme’sinde aktarıyor. Çelebi, burayı mescidi ve misafirhanesi bulunan, yaklaşık 70 dervişin yaşadığı canlı bir merkez olarak tanımlıyor. Bölge halkının Şeyh Nusreddin’e büyük bağlılık gösterdiğini de belirtiyor.
Seyahatnâme’deki en dikkat çekici anlatılardan biri ise tekkenin önündeki yaşlı dut ağacı. Evliya Çelebi, ağacın çürük kısmından alınan parçaların halk arasında ateşli hastalıklara karşı tütsü olarak kullanıldığına ilişkin inanışı aktarıyor. Ağacın diğer tarafının ise lezzetli meyveler verdiğini anlatıyor.
Tarihi 1300’lü yıllara uzanıyor
Şeyh Nusreddin Türbesi’nin kesin yapım tarihi bilinmiyor. Ancak 1353, 1368 ve 1389 yıllarına ait vakfiye kayıtlarında Şeyh Nusret bin Hamza Zaviyesi’ne bağışlanan arazilerden söz ediliyor.
Bu belgeler, tekkenin 14. yüzyılın ortalarında var olduğunu gösteriyor. Kare planlı ve kubbeli türbe, mimari özellikleri bakımından Beylikler Dönemi yapılarına benzerlik gösteriyor. Daha sonraki yıllarda inşa edildiği değerlendirilen ahşap cami ise Osmanlı döneminin bölgedeki mimari özelliklerini taşıyor.
Duvarlarında Zileli Emin’in imzası var
Külliyenin önemli özelliklerinden biri de türbedeki kalem işi süslemeler. Kitabe kayıtlarına göre bu süslemeler, 1858 yılında Zileli nakkaş ve hattat Emin Usta tarafından yapıldı. Eserler, sanatçının bilinen en eski resimleri arasında gösteriliyor.
Zileli Emin’in çalışmaları yalnızca Tokat ile sınırlı değil. Merzifon Kara Mustafa Paşa Camii, Amasya Sultan II. Bayezid Külliyesi ve Zile’deki Elbaşoğlu Camii de sanatçının eserlerinin bulunduğu yapılar arasında yer alıyor.
Duvar resimlerinde manzaralar, şehir görünümleri, çiçekler ve farklı süsleme motifleri öne çıkıyor.
Tarihî külliye için restorasyon girişimi
Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Şeyh Nusreddin Tekkesi’nde bulunan türbe ve camide incelemelerde bulundu. Arslan, tarihî yapıların restore edilerek korunması amacıyla çalışma başlatıldığını açıkladı.
Türbe ve caminin bulunduğu alanın köy tüzel kişiliğine ait olduğunu belirten Arslan, Şeyh Nusreddin’e ilişkin vakfiye kayıtlarının araştırıldığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla restorasyon yapılması için girişimlerin başlatıldığını ifade etti.
Zile’nin korunmayı bekleyen kültür mirası
Şeyh Nusreddin Tekkesi, tarihî yapıları, duvar resimleri ve hakkında anlatılan hikâyelerle Zile’nin önemli kültür varlıkları arasında bulunuyor. Anadolu’nun ilk Türkleşen bölgelerinden biri olan Tokat’ın tarihine ışık tutan külliyede başlatılan restorasyon girişiminin, yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıdığı belirtiliyor.



