Erbaa’ya bağlı Bağpınar köyünde bulunan antik kaya mezarı, bölgenin Helenistik dönemden günümüze uzanan tarihî geçmişini gözler önüne seriyor. Amasya’daki Pontos Kral Kaya Mezarları ile mimari benzerlikler taşıyan yapı, Erbaa’nın az bilinen kültürel mirasları arasında yer alıyor.
Erbaa, doğal güzelliklerinin yanı sıra geçmişten günümüze ulaşan tarihî yapılarıyla da dikkat çeken. İlçeye bağlı Bağpınar köyünde bulunan ve eski adı Emeri Kaya Mezarı olarak bilinen antik yapı, bölgenin tarihî zenginliğini ortaya koyan Mühim eserlerden biri olarak öne çıkıyor.
Karınca Dağları eteklerinde, köyün kuzeydoğusunda yer alan kaya mezarı, doğal kaya kütlesine oyularak oluşturulmuş yapısıyla dikkat çekiyor. Emeri Kalesi olarak bilinen kayalık alanın köye bakan yüzünde bulunan mezar, görünümü ve mimari özellikleriyle Amasya’daki Pontos Kral Kaya Mezarları’nı hatırlatıyor.
Mö 2. Yüzyıla Uzanan Mimari İzler
Kaya mezarı, yalnızca dış görünüşüyle değil, mimari detaylarıyla da arkeolojik açıdan önem taşıyor. Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan Belleten dergisinin Nisan 2024 tarihli sayısında, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Murat Tekin’in araştırmasında mezar ayrıntılı şekilde incelendi.
Araştırmaya göre yaklaşık 1,80 metre genişliğinde ve 1,73 metre yüksekliğinde ön cephe açıklığı bulunan mezarın girişinde kayaya işlenmiş iki sütun ve bunları birleştiren kemerli bir bölüm yer alıyor. İç kısmında ise tonozlu tavan ve kayaya oyulmuş mezar yatağı bulunuyor.
Mimari özellikleri bakımından Amasya’daki Pontos Kral Kaya Mezarları ile benzerlik gösteren yapının, Pontos Krallığı dönemindeki yerel kaya mezarı geleneğinin bir örneği olduğu değerlendiriliyor. Araştırmada mezarın, MÖ 2. yüzyılın ilk dönemlerine kadar uzanan bir mimari geleneği temsil ettiği belirtiliyor.
Bağpınar Ve Ameria Antik Yerleşimi Arasındaki Bağlantı
Bağpınar köyünün eski adının Emeri olması, bölgenin antik dönem tarihi açısından ilgi çekici bir başka noktayı oluşturuyor. Araştırmada, antik kaynaklarda adı geçen Ameria yerleşiminin Bağpınar köyünün bulunduğu Emeri bölgesinde yer almış olabileceğine ilişkin bir görüş de ele alınıyor. Bu ihtimal; bölgenin coğrafi özellikleri, arkeolojik kalıntılar ve köyde bulunan Hellence yazıtlı taş üzerinden değerlendiriliyor. Söz konusu yazıtta, Pharnakes’in oğlu Nikolaos’un bir yapıyı kendi imkânlarıyla yaptırdığına ilişkin ifade bulunuyor. Araştırmacı, bu bulguları birlikte değerlendirerek Ameria’nın Emeri’de bulunmuş olabileceği yönünde yeni bir öneri ortaya koyuyor. Ancak bu eşleştirme kesinleşmiş bir tarihî bilgi değil, arkeolojik verilerle desteklenmeye çalışılan bilimsel bir lokalizasyon önerisi olarak değerlendiriliyor.
Teknetaş Adı Verilen Mezarlar Da Aynı Bölgede
Bağpınar köyünün tarihî çeşitliliğini yalnızca Emeri Kaya Mezarı ile sınırlı değil. Bağpınar ile Yoldere köyleri arasındaki Yaka Mevkii’nde, yöre halkı tarafından Teknetaş olarak adlandırılan başka mezar kalıntıları da bulunuyor. Bilimsel araştırmada Emeri Kalesi’nin yaklaşık 1 kilometre güneydoğusunda yer alan bu alanda, ana kayaya oyulmuş iki mezar ve tamamlanmadan bırakıldığı değerlendirilen üçüncü bir mezar tespit edildiği aktarılıyor.
Bu kalıntılar, Bağpınar ve çevresinin antik dönemdeki yerleşim ve mezar kültürü açısından araştırılmaya değer bir bölge olduğunu gösteriyor.
Erbaa’nın Tarihî Mirası Daha Fazla Tanıtılmayı Bekliyor
Erbaa’nın tarihî geçmişini yansıtan Bağpınar Kaya Mezarı, ilçenin kültürel miras envanterinde önemli bir yere sahip. Özellikle Amasya’daki Pontos Kral Kaya Mezarları ile mimari benzerlik taşıması, yapıyı bölgesel tarih araştırmaları açısından dikkat çekici hâle getiriyor.
Bağpınar’daki kaya mezarı, Teknetaş mezarları ve çevredeki tarihî kalıntılar, Erbaa’nın yalnızca doğal güzellikleri ve tarımsal üretimiyle değil, binlerce yıllık geçmişiyle de öne çıktığını ortaya koyuyor. Bölgedeki tarihî yapıların korunması, bilimsel araştırmalarla daha ayrıntılı incelenmesi ve tanıtılması, Erbaa’nın kültür turizmi potansiyeline katkı sağlayabilecek önemli adımlar arasında bulunuyor.



