İlçemize bağlı bir köydür. Eski adı Dazya'dır. Turhal'ın doğusunda, 4 km uzaklıktadır. İlçe merkezine çok yakındır. Çaylı beldesi ve Çamlıca ile Akçatarla köyleri ile komşudur. Yanından ismini verdiği Dazya çayı ile Yenisu-Yazitepe yolu geçer. Ayrıca Köyün bir kısmı bugünkü yerini terk ederek yolun ve çayın karşı geçesine evlerini taşımışlardır. Karşı mahalle adını almışlardır. Bu yerleşimlerin muhtarlığı ortaktır. Bir mahalleleri de Demirkale'de bulunmaktadır. Köy üç bölgeden oluşur. Asıl köy, eski yerinde, diğer iki bölüm ise Dazya çayının karşı tarafında Karşı Mahalle ile biraz yukarısında Demirkale'dir.
Köyün başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır.
Köyün ilçe merkezine yakın olması nedeniyle ulaşım motorlu araçlarla kolaylıkla sağlanmaktadır.
Köyde ilkokul vardır Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalttır.
Tarihi: Dazya Köyü-Dazimontus veya Dazanor isimli şehir kalıntısının yanında kurulmuştur. Burası önemli bir tarihi alandır. Çok tarihi bir camii vardır. Ziya Paşa hanının bir eyvanına yapılmıştır.1370 tarihinde Ertana Beyliği zamanında Abdullah Bey tarafından yaptırılmıştır. Hanın bir eyvanında Mehmet dede türbesi bulunur. Külliye diyebileceğimiz bir tarih şaheseridir. Mescitte bulunan çift fitilli tarihi kandil hırsızlarca çalınmıştır. Böylece güzelim tarihi eser yok olmuştur. Mescit veya camii çok sade yapılmıştır. Kubbe ile örtülü olup ancak bir duvarındaki süslemeler günümüze kadar gelebilmiştir. Daha önceden hanın ana girişi ve ana eyvan diyebileceğimiz bölümlerinde de namaz kılınıyordu. Hatta Ramazanlarda önde erkekler, arkada bayanlar namaz kılabilmekte idi. Fakat günümüzde ana girişin üzerindeki tuğla örme kubbe ile ana eyvanın üzerindeki taş kubbeden yer yer dökülmeler olduğu için bugün sadece küçük mescitte namaz kılınmaktadır. Ana giriş kapısının üzerinde bir kitabe bulunmaktadır. Giriş kapısını her iki yanında aslan kabartmaları mevcuttur.
Girişte sağda bulunan eyvanda medfun Mehmet Dede türbesi ise 1312 yılında İlhanlılar döneminde yapılmıştır. Odanın giriş kapısı üzerinde ve yatırın başucunda kitabeler mevcuttur. Tekke veya tür-be de tonoz tuğla ile inşa edilmiş kubbe ile örtülüdür.
Köy mezarlığında eskiden namazgah bulunuyordu. Namaz kılınıyordu. Çevresi lahit kapağı diyebileceğimiz taşlarla çevrili duvar da mevcuttu. Bugün sadece mihrap ve çevresinden kalma küçük bir parça kalmıştır. Lahit kapağı şeklindeki taşlardan da, bir köşe taşı bir de ara taşı kalmıştır.
Köyün içinde bir de Arap dede türbesi vardır. Köyün girişinde sol tarafta tepe üzerinde Ali Baba türbesi ve tekkesi bulunur. Kare planlı ve tuğla kubbelidir. Dört duvarda dört adet kare planlı pencere bulunmaktadır. Alt başındaki tarlalar 'Tekke Tarlaları' olarak türbenin giderleri için bağışlanmıştır. Köydeki diğer tarihi yapılara göre en bakımlısıdır. Ağanın azabı iken sabrı ile erişmiştir. Ali Baba Sultan'ın türbesinin yanında Lülü Ağa camii vardı. Bugün harap bir vaziyettedir. Defineciler mahvetmişlerdir. Fakat buraları define için kazanlar da iflah olmamışlardır. Ali Baba Sultan'ın ağasının isminin Lülü Ağa olması muhtemeldir. Caminin isminden dolayı. Bir gün Ali Baba'nın ağası Hacca gitmek ister. Helallaşip gider. Ağanın hanımı bir zaman sonra un helvası yapıp çalışanlara yedirir. Ali Baba, bir tabak helvayı yedikten sonra, hanımına bir tabak daha verde, ağama götüreyim, ağam da helvayı çok severdi der. Ağanın hanımı da, canı biraz daha çekti, bir daha istiyor da ağayı mahana (bahane) ediyor diye bir tabak daha koyup verir. Bir zaman sonra tabağı ister. Ağam getirecek cevabını verir. Hac dönüşü Ağa kendisini karşılayanlara beni tebrik etmeyin, esas hacıasıl tebrik edilecek Ali Babadır, der. Sebep olarak da Ali Babanın hac mahallinde elinde buğusu tüten sıcacık helva ile kendisini bulduğunu, sonra da ayrıldığını belirtir. Delil olarak da helva tabağını gösterir. Bu evliya veli zat çoğu peygamberin yaptığı meslek olan çobanlıkla kendisini gizlemeyi başarmıştı. Yine bir gün bütün koyunları düzgünce sağdığı halde, bir koyun süt sağmasına engel olup ancak kaçmış. Yedi defa peşi sıra, şimdiki türbesinin bulunduğu tepeyi peşi sıra dolandığı halde, yine kızmamış. Yakalayıp sağdığında be mübarek beni bir hayli yordun diyerek, sabır kahramanı olduğunu göstermiş. Yine vatandaş arasında anlatılanlara göre: ölümünden sonra, ondan ayrılığa dayanamayan koyunları tepedeki ağaçlara dönüştüklerine inanılmış.
Kötülük ve afetlerden korunma dileğiyle ziyaret edildiği belirtilmektedir. Köyün içinde bir de Kurban Dede yatırı vardır. Adak kurbanları kesilmektedir.
2025 Nüfusu: 2025 yılı ADNKS verilerine göre köyün nüfusu 127 erkek ve 121 kadın olmak üzere toplam 248 kişidir.
Not: Bu derleme Turhal Net tarafından hazırlanmıştır. Köyümüzle ilgili bilgi veya görsellerde yanlışlık ya da eksiklik varsa, düzeltilmesi için bize mesaj gönderebilir veya paylaşımın altına yorum yazabilirsiniz.



